Endülüs Planı

 

Toledo’da bir gece kaldıktan sonra Madrid’e müzeleri gezmek için bir günlüğüne yeniden döndük. Yağmur sabahtan Toledo’da başlamıştı. Trafik sıkışılığında Madrit’e trenimizi kılpayı kaçırmış, istasyonda bir saat daha beklemeye mahkum kalmıştık. Yağmurda bir tentenin altına sığınarak tipik bir Toledo manzarası çizmeye çalıştım. O kadar dalmışım ki neredeyse ikinci treni de kaçıracak iken Meltem’in uyarısıyla kendimi vagonuma atabildim. Dalgınlık ve yorgunluk üzerimdeydi. Bilet kesen memur  bizi ayırmış ayrı ayrı vagonlara bilet kesmişti, yolculuk sırasında resim defterimi kaybettim sonra aynı vagondaki ik yaşlı hanım telşalı halimden anlayıp alıkoydukları resim defterimi gülümseyerek iade ettiler. Tuhaf bir gün değil mi? Madrit’e döndüğümüzde orada emanet bıraktığımız iki ağır valizimizi eski otelimizden alıp, hostelimize taşımak gibi güç bir görevi ifa ettik. Hostel Martin yaşlı bir binanın çeşitli dairelerini kullanan dağınık bir konaklama yeriydi. Burası resepsiyonu bir alt kattaki dairede bulunan , iki arı dairede bulunan oda ve koridorların kapalı devre bir TV sistemiyle izlendiği nemli bir Hosteldi. Heryerde kurutma makineleri vardı .Çamaşır makinelerinden yeni çıkmış havluları kurutmak için yer arıyan yaşlıca bir hanım gösterdi odamızı. Valizleri odaya atıp soluğu sokakta aldık. Yollar çamurlu, hava yağmurlu ve serin ve biz müze hedefini yerine getirmeye çalışan iki gezgin nefer! Prado olağan üstü tabloları ile büyülemişti bizi ama diğer müzeye takatımız kalmamıştı. Yemek arası, bir restoranda çok hoş ve cana yakın ispanyol kızını tanıma fırsatı oldu bize. Diğer müzeyi gezemeyecek kadar yorgun olan Meltem’in aklına dahiyane bir fikir geldi: Onun için müzenin resepsiyonundan bir adet tekerlekli sandalye aldım !!!  Evet yanlış duymadınız:)))Tüm müzeyi o, tekerlekli sandalyede, ben, onu iterek gezdik. Merdivenlere yaklaştığımda aklıma tuhaf fikirler gelmedi değil 🙂 ama bu aslında ilginç bir anı deneyim oldu. Sanırım müzedekiler bize epey bir acıdı. Bunu gözlerinden okumak mümkündü. Tabii hikayeyi sonuna kadar izleyenler zemin katta mucizeyed e tanık oldular. Resim sanatı sakat bir kadını ayağa kaldıracak kadar etkili olmuştu…Madrit bu gezi için artık geride kalacak bir kentti. Uzatmadan Endülüs’e yola çıkmaya karar verdik. İstasyondan Endülüs için Cordoba biletlerini aldık…Yarın Cordoba’nın Patio’ları..

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s