Madrit

İstanbul’a vardığımızda hala Madrit’te nerede kalacağımız belli değildi. Dolayısıyla Madrit uçağımız kalkmadan evvel zamanı iyi değerlendirip internet üzerinden kalacağımız yeri ayarlamalıydık. Bunu başardık ta; ancak insan böyle birşey yaparken birazda körlemesine uçuş yaptığı duygusuna kapılıyor. Herşey sanal dünyada iyice tarif edilmiş olsa da, otelin yeri, merkeze ulaşım şekli, fiyatı vesaire, gerçekte nasıl bir yer acaba diye merak ediyor. Neyse nihayetinde cebimizde otelin adresi ve rezervasyon kodumuz Madrit’e vardık. Ayakbastığımızda acaba uçak bizi  Ankara’ya geri mi getirdi diye şakalaşıyorduk zira Madrit’in ışığı Ankara’ya çok benziyor. Otelimiz merkeze 40 dakika metro mesafesindeydi. Bu dezavantajına karşın , resepsiyondaki kızın yardımlarıyla SOLMELIA oteller zincirinin kartını edinerek sağladığımız  bir kişi fiyatına iki kişilik enfes kahvaltısıyla ve konforuyla başlangıç için mükemmel bir seçimdi. (TRYP ALCALA ****, 12 euro iki kişilik kahvaltı ve yaklaşık 60 euro gecelik fiyat).
Madrit’te kaçırmayın diyebileceğim üç şey buldum sonradan düşününce;
Retiro Parkının ağaçları altında yürümek, mümkünse uzanmak, Kristal saraya bakan bir bankta oturup resim yaptığım anda duyduğum huzur hala belleğimde ve hep kalacak,
– Pazar günü oradaysanız El Rastro bit pazarını kaçırmayın derim, çok ucuza unutulmaz hediyeler alabileceğiniz haftada bir kurulan bir pazar veee
– Tabii ki üç muhteşem müze; birini  içindeki Picasso’nun Guernica Faciası ile kaçırmış olmam da hayatın bana oynadığı  bir oyun zira bu tablo üzerine Lise 2. sınıfta o lise acemiliğimle kendimce döktürmüştüm. Bu müzeler
El Prado; içinde dünya resim tarihinin bence en önemli eseri Las Meninas. Ve Velazquez, Goya ve El Greco’nun  diğer harika tablolarıyla,
Thysen – Bornemisza Müzesi; Burada nispeten Miro, Dali ve Picasso gibi daha çağdaşları görebilirsiniz,
ve kaçırdığım Reina Sofia mizesi burada da bahsettiğim ünlü Picasso’nun Guernica’sı varmış(bu müze Salı günleri kapalı ).
Madrit’te kaldığımız üç günün iki gününü dört yıldızlı otelimizde kalmakla beraber bir günü de bir öğrenci Hostel’inde kalarak geçirdik. Burada ve daha sonra kaldığımız yerlerde yaptığımız gözlemler, İspanya’da kalacak yerlerin -dört yıldızdan tutun da Hostel’llere kadar- çoğunun temizlik standardının çok iyi bir seviyede olduğuydu. Peki neden güzelim dört yıldızımızdan vazgeçip Hostel’e düşmüştük 3. gün? Birincisi müzelerin tatil olduğu pazartesini değerlendirmek için Toledo’ya gitmeyi planlamıştık. Bunun için otelimizde ayrılmak zorundaydık. Müzeler için Salı günü Toledo’dan döndüğümüzde ise konforlu otelimiz resepsiyon desk fiyatını internet fiyatının çok üstüne çıkarıyordu.
Önemli Not: İnternet üzerinden desk fiyatından çok daha uygun fiyatlar elde edebiliyorsunuz.
 
 

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s