Çin Halk Cumhuriyet’inden selamlar..

27 Ocak’ta İstanbul’dan başlayan uçuşumuz 10 saat boyunca dünyanın dönüş yönünde ekvator enlemine doğru sürdü ve biz hayatımızdan altı saat yitirdik veya ödünç verdik; artık Hong Kong’taydık. 1997’de Çin’e geçen bu enteresan kenti göremeden eski sınırdan geçip SHENZHEN’e vardık.. Burası sıfırdan inşa edilmiş, teknoloji üreten bir kent. Modern, işlevsel ve uluslararası bir yer burası. Çin’in başarı öykülerinden biri.
 
Broşürlerde Hong Kong ve Shenzhen için ‘One Country Two Systems’ deyimi kullanılmış. Çin Hong Kong’ta ki sistemi aynen korumayı seçmiş. Buna ilaveten Kıta Çin’inde de  sıfırdan özel ekonomik bölge olarak ilan ettiği Shenzhen’i  yaratmış. Burada bizi misafir eden firma Telekomünikasyon sektöründe dünya liderliğine oynayan bir firma. İlk gün bizi gezdirdikleri salonda bu sektörün her alanında teknolojinin en ileri ürünlerini ürettiklerini gösterdiler.
 
Bir ülkeye gittiğinizde o ülkenin gündelik yaşantısında ki havayı tanımak isterseniz yapmanız gerekenlerden biri TV kanallarını izlemektir. Anıtlar, tarihsel mekanlar, doğal güzellikleri bu konuda çok yardımcı olamazlar. Ben de öyle yaptım; geceleri geç saatlere kadar TV kanallarını taradım. Seyrettiklerimden bir kaç örnek vereyim. Mesela bizde olmayan ama Çin’de yoğun bir şekilde yürütülen bir reklam kampanyası kadınların göğüslerini nasıl daha büyük göstereceklerine dair bir korse ve sütyen reklam kampanyası idi. Çinli kadınlar beyaz, batılı kadınlar gibi büyük göğüslere sahip olmak istiyorlarmış izlenimine kapıldım.Kendi bendenlerinde sıkılmışlardı. Bir diğer örnek pop-star yarışmalarında İngilizce parçalarla karoke yapmalarıydı. Sanırım Komünizmi yıkan dalga artık orayı da etkisi altına alıyor. Batılı yaşam tarzı Çin’de de klonlanıyor. Ancak onların sanki bir avantajı var. Bu dalga karşısında henüz kontrolü yitirmiş değiller. Bu dalgayı ağzı açık yerliler gibi ellerindeki altınları değersiz incik boncuk ile değiş tokuş ederek karşılamıyorlar. Ülke çıkarlarını gözeterek adımlarını atıyorlar. Kapitalizmi temkinli bir şekilde ülkelerine uyarlıyorlar. Mesela özel mülkiyetin önündeki engeller sınırsızca kaldırılmış değil. Ancak insanlar artık batılı tarzın peşinde, bu bellli. Kadınlar göğüslerini büyütmeye, yaz günü bir havalılık göstergesiymiş gibi çizme giymeye bayılıyorlar.  Erkekler jöleli saçlarla punkçılar gibi ortalıkta fink atıyorlar. Ama öte yandan şirkette çalışan temizlik işçileri akşamları şirketi terk ederken üçlü sıralar halinde uygun adım yürüyerek çıkıyorlar kampüsten.
Benim gördüğüm; Çin emin adımlarla -Amerikan’ın çelmelerine rağmen- benim ülkemden daha bağımsız ve onurlu bir geleceğe yürüyor.
Düşününce neden biz Shnezhen’de yapılanları başaramadık diye hayıflanmadan edemiyorum..

One Reply to “Çin Halk Cumhuriyet’inden selamlar..”

  1.   SEYAHATLARINIZI İLGİYLE İZLİYORUM.UZUN ZAMANDIR YAYINLAMIYORSUNUZ ŞİMDİ DÜNYANIN HANGİ KÖŞESİNDESİNİZ BİLMİYORUM AMA SİZE SAĞLIK VE MUTLULUKLAR DİLİYORUM.UMARIM HERŞEY YOLUNDADIR
     

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s