Sevilla Endülüsün başkenti

 

 
Aradan epey zaman geçti ama İspanya bloglarını tamamlayacağım.
Masamda bulundurduğum Bible çoktan eve gitti. Anılardan yola çıkmalıyım;
 
Cordoba’dan yine trenle Sevilla’ya geçtik(20 Ekim 2006-Cuma). Burada akıllıca bir şey yaptık. Aslında seyahatler için bilinen ama pek uygulanamayan önemli bir tavsiye bu; hemen bir turizm enformasyon bürosu  bulmak. Böyle özel bir bürodan bir gecelik otelimizi ve gideceğimiz Flamenco gösterisini ayarladık. Kişi başına 30 Euro. Endülüs’ü elimizdeki ağır çantalarla dolaşmak zor olacaktı bundan dolayı araba kiralamaya karar verdik. Gar’da Europcar, Budget, Avis gibi uluslararası firmaların bürolarının yanısıra bazı yerel şirketlerin büroları da vardı. Her firma farklı açılardan avantaj sağlayan teklifler sunuyordu.
Fakat Sevilla’da ki ilk günümüzde araba kiralama konusunda karar veremedik.  Akşam kentin ünlü katedralini dolaştık. Ve unutulmaz bir Flamenko gecesi yaşadık. Size burada Flamenko üzerine birçok rehber kitapta bulabileceğiniz bilgiler aktarabilirim ama sanırım kendi hissetiklerimi anlatmak bir blog sayfasına daha uygun düşecektir.
Bu dans gösterisinde Flamenko’yu, Tango gibi gibi danslardan ayıran önemli özellikler farkettim.
Örneğin bu dans sadece bir kişinin dansı da olabiliyordu. Bir ikincisi, ifade paletinde trajik olanın yeri sanki daha çokmuş gibi geldi.
Bu duygularıma ön ayak olan;Gaugin’in yerli kızları tasvir ettiği tablolarından fırlamış gibi görünen bir genç İspanyol kadınının dansı oldu. Kuşkusuz dans yoluyla aktarmaya çalıştığı ya da aktarmakla birlikte  yaşadığı, acıydı(bitterness, emotional pain).
Flamenco’yu trajik bir yazgının yol açtığı acının bir dışavurumu olarak hayal ettim burada. Pist üzerinde delice tepinen , acı çeken bir kadın ruhunun, bedenlenişiydi Flamenco . Yoğun duygusal atmosfer giderek  salona hakim olmuş beni de etkisi altına almıştı, ben de nerdeyse kadınla titremeye , onunla acı çekmeye başlamıştım. Gösteri boyunca görünmez bir dalga yüzümüzdeki kasları geriyor, ortak olundukça çoğalan bir acıyı gözler önüne seriyordu.
 
Bu arada, bir pantolun ve gömlekten ibaret, şatafatsız, sade  giyimli iki türkücü/destancı türküleriyle, bir gitarist  geren ve gevşeten ezgileriyle sahnede oluşan havayı bütünlüyorlardı.
Flamenko’da benim gördüğüklerim; öykü anlatıcılar, müzikle çizilen bir trajedi, tiyatro, dans, ibadet, doğaçlama, akıl dışılık hep birlikte ve acıya dair..
Ertesi gün (21 Ekim) bizden tam not alan yerel araba kiralama firması Crown’dan dört günlüğüne bir Kia Cerutti kiraladık. Yararı olur diye kiralamada dikkat ettiğimiz  bir kaç noktayı paylaşmak isterim.
1- Aman dikkat ! Bu firmaların kaza sigortaları, bedeli 500 eurodan daha düşük kazaları kapsamıyor. Bunun için günlük 5-10 euroluk zamma katlanın ve o bölümü de kapsayan bir sigorta yaptırın.
2- Bu firma aracın bir gün önce teslimi halinde 1 günlük paranızı iade ediyor(refunding).
3- Bu firma aracın bir gün sonra teslimi halinde yapılan anlaşma çerçevesinde  1 günlük fiyatı sadece ilave ediyor.
4- Önceden haber vermek şartıyla firmanın önceden belirttiğiniz yerin dışındaki bürolarına da aracı iade edebiliyorsunuz.
 
Tek dezavantajımız; firma Endülüs dışında hizmet vermiyordu dolayısıyla aracı Bacelona’ya götüremiyecektik, en son Almeria’da teslim etmeliydik.  İyi haber ise sanırım artık Crown İspanya çapında bir firma. Sevilla’dan araba kiralarsanız Crown’dan Rafeal’i sorun size avantajlı bir şeyler yapacaktır.
 
Bundan sonrası için artık tek eksiğimiz önümüzdeki günler için otel ayarlamaktı. Bunu da ilk bulduğumuz internet kafede hallettik. Akdeniz kıyısında bir tatil cenneti olan Benihavis’te Diana Park (****)otelini üç günlüğüne 126 euroya ayarladık. İnternetten işte bazen böyle kelepir rezervasyonlar yapabiliyorsunuz, üstelik 2 kişilik kahvaltı içinde. Bu arada size fikir vermek için bu seyahat boyunca otel masraflarının dökümünü aşağıya alıyorum:
Madrit Otel ****    2 gece     k-i 200 e
Toledo Otel ****   1 gece     k-i  53 e
Madrid Hostel        1 gece           63 e
Cordoba Pansiyon  2 gece      k-i 80 e
Sevilla Pansiyon     1 gece           45 e
Cadiz yolu             1 gece           46 e
Estapona ****       3 gece     k-i 126 e
Muercia                 1 gece           42 e
Barcelona Hostel    1 gece           28 e
Barcelona Hotel      2 gece         120 e
Toplam                 15 gece        803 e
 
k-i:kahvaltı içinde
 
Sonuç olarak 15 gece 803 euroya 2 kişi çok rahat bu geziyi yapabilir. Gece başına ortalama 53,5 euroya kalınabilir.
Cadiz ve Cebelitarık bir sonraki blogta..
 

One Reply to “Sevilla Endülüsün başkenti”

  1. Merhaba,Çok güzel yazmışsınız ellerinize sağlık ancak birşey düzeltmeme izin verir misiniz? Araç kiralamalarda yurt dışında sigorta bahsettiğiniz gibi 500 Euro dan daha düşük kazaları kapsamıyor değil. Aslında klozlarda sizin sorumlu olduğunuz en fazla miktar 500 Euro oluyor diyor. Bu da tabii arabadan arabaya değişiyor. Ben her sene araba kiralarım yurt dışında. Bir Peugot 107 kiralarsanız bu bahsi geçen 500 Euro 300 Eurolara iniyor yani sizin sorumlu olduğunuz maksimum miktar 300 Euro. Bu da tabii ki arabanın tamamen pert olması yada çalınması gibi durumlarda. Küçük bir kaza geçirirseniz masrafa bağlı olaraktan ortalama 100 Euro gibi oluyor karşılayacağınız miktar..Uzun süreli olan kiralamalarda (benim yaptığım gibi) bahsettiğiniz 10-20 Euro günlük 200 Eurolara geliyor ki bence bu kadar masrafa girmeye gerek yok.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s