Kamelyalı Kadın

Süreyya Tiyatrosu’nda gösterimden bir önceki gece yer bulmam (hem de protokol sırasında) ne büyük bir şans !  Tiyatroda, Mehmet Balkan’ın sahneye koyduğu Kamelyalı Kadın balesi oynuyor.  Eserin üç bestecisi var; Giuseppe Verdi, Aram Haçaturyan ve Pietro Mascagni. Bu blog’daki amacım, Kamelyalı Kadını kendi penceremden seyretmek.  Gösterim öncesi aldığım kitapçıkta doyurucu bilgilerle karşılaşıyorum; eserin yazarı Alexandre Dumas Fils’in (Alexandre Dumas’ın oğlu) , Paris’te dönemin en ünlü fahişelerinden biri olan Marie Duplessis ile yaşadığı aşktan esinlenerek, Kamelyalı Kadın romanını yazdığını öğreniyorum. 

Son sahne, tüm eseri seyrettiğim bir pencere aslında. Yani ben, bu eseri, Violetta (Kamelyalı Kadın) ile iki erkeğin   üçlü aşk hikayesi olarak seyredemiyorum. Benim gördüğüm sadece ölüm. Bob Fosse’un ‘All That Jazz’ını anımsıyorum. Beyaz duvaklı şahane Jessica Lange’ın, Roy Schedier’ı neredeyse kendine aşık ederek diğer tarafa çekişi geliyor gözümün önüne. Oysa  Violetta’nın hasta yatağı başında el pençe divan durmuş beyaz smokinki ölüm meleği, aşık ya da dost olunacak biri değil..

Roy Schedier, neşe içinde ‘show bussiness’ın bir devam sahnesi olarak ölüme koşarken; Violetta, üzgün iki aşığının şevkat ve kahroluşlarıyla uğurlanıyor. Ölümlerden ölüm beğen deseler; Roy Schedier’ınkini tercih ederim. Ne dost bir ölüm meleğidir Jessica Lange’ın çizdiği, neredeyse bir terapisttir hanım Azrail. Ünlü kareograf ile (Roy Schedier) film boyunca söyleşir. Mesela,  kadınlarla ilk ergen temasını sorduğunda ölüm meleği, Roy Schedier’ın kulisteki kadınlarla oynaştığı yeniyetme yıllarına döndüğü sahne unutulmayacak film sahneleri arasında olmalıdır bence. .

Ne dost bir ölümdür onunkisi. Oysa Kamelyalı kadındaki ölüm meleği neredeyse mutlak gerçeklik ülkesinin hükümdarıdır. Aşk ve dostlukla teslim almaz Violetta’yı, aksine ölümün güç ve iktidarıdır sözkonusu olan, ne güzellik ne de dünyevi güç , hiç bir şey  karşı duramaz onun tahakkümüne. Beyaz kostümüyle Ölüm’ün dansı, en etkileyici danstır tartışmasız. Beyaz sisin, kokusunu seyirciye dek taşıdığı süper starıdır bu eserin, ölüm !  Ne yakışıklı Alfredo , ne şevkatli Baron, bu tahakküm karşısında Violetta’yı koruyabilirler..

Her ikisi de ölüm temalı eserler olarak belleğimde olacaklar. Belki Kamelyalı kadın biraz haksızca. Zira içinde bir aşk ta var ama bence yinede hakim renk o değil..

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s