Burhan Öcal/1st of April

The monotone rhtym of caravans in the dune teared by BÖ’s deadly rhtym..
East and Jazz
I don’t understand why no one from the arrangers couldn’t think of bringing to our great percusionist even a bunch of flowers..which will cost them no more than a seat’s ticket.
But I do understand that it is not a matter of money, just matter of culture..
Sorry about that..

Bee Season***The Movie Review..

 
Bilkent Salon 4, Sessiz bir sinema, rahat koltuklar pazar saat 21:00. Yalnızsanız , o saatte yapılabilebileceklerin en iyisi…
Hele seçtiğiniz film son zamanlarda gittiğiniz filmlerin en iyisi ise.
Hele böyle şefkat dolu bir filme bu denli ihtiyaç duyuyorsanız;)
 
Rihard Gere sevenler kaçırmasın.
Pretty woman’ın çapkın bussinessman’i her kadını evlilik için baştan çıkarabilecek çekicilikte bir kocayı oynuyor.
O kadarla da kalmıyor tabii, aynı zamanda yahudi, aynı zamanda violinist, aynı zamanda ‘sır’ a erişmek için Yahudi öğretisi ‘Kabalizm’i küçük kızı üzerinden uygulayan bir akademik..
 
Juliette Binochet, kırklarında ışığın ‘şiirini’ yazan bir eş*. Daha fazla detay vermeyeceğim. İzleyecekler için filmin tadını kaçırmayalım.
Bir kaç güzel ve benim için özel sahne: JB’nin kararsızlık anında kapıdan dönüp, giysieriyle RG ile sevişme sahnesi..
İki anlamda da bir olmayı, tam olmayı anlatan güzel bir sekans..
 
Ve çok iyi bir senaryo.. Bir cümlenin** ne eksik, ne fazla en etkili en kalpten görselleştirilmesi bu film.
 
Son sahne çok tatlı ve vurucu..ORIGAMI I yerine WHY(Y-ou)’nun seçilmesi, tek kelimeyle M U H T E Ş E M.
Seyredin anlayacaksınız..Ben yerine SEN demek böyle  mi söylenir….VOWW..Hem de kurturalıcak SEN’e bakılarak söyleniyorsa..Ben böyle okudum filmi işte..
 
A quıte theatre, comfortable seats, at  Sunday 9 PM. If you’re ‘alone’ and have nothing to do at Sunday, ) pm. The best is to watch a movie and if it is the best of your recent times. You’re the luckiest guy of the moment:)).. You will be as happy as possible if you have the capability of happiness:))..
 
Don’t miss the last scene. Experience it with tears of your heart. The director had chosen the best way of saying ‘you’ instead of ‘I’. The keyword of examination was Origami….To make things together we have to say ‘you’  before ‘I’..Maybe it is cheap philosphy but sometimes it works!..Don’t forget..

BSO Concert 3rd of Apr.Doğramacı/Cetiz/G.Onay&Dad

Kalabalık bir Bilkent Gecesi.
Bir çeşit klasik müzik fanatiği olan babamı ilk kez bir konser götürüyorum.
Yeni nesil bestecimiz Mahir Cetiz’in Tango ezgili finale sahip, ‘İzlenimleri’ni (2001)sevdim.
Gülsin Onay çok bilinen(adı olmasa da kendisi:) E.Grieg’in ‘La Minor, Op 16’sı için piyanoda enerji doluydu.
Ardından Rus Mussorsky etkileyiciydi (düzenlemeleri sonradan Bolero’nun bestecisi Ravel yapmış).
Bis alkışları arasında Şef Tabakov Happy Birthday çaldırdı..Salondaki herkes ayağa kalkıp Balkon’da el sallayan yaşlı adamı alkışlamaya başladı. Bu kişi Bilkent’in kurucu babası İhsan Doğramacı’dan başkası değildi. Gecenin kalabalığının nedeni anlaşılmıştı:)
 
Crowded nite at Bilkent Symphony.
I took my Dad, for the first time in my life to a concert. He was a kind of fan of classical music.
Introduced with  new generation Turkish Composer Mahir Cetiz and with his contemporary composition (2001)  ‘Impresions’.
Impressed by the ‘Tango Finale’.
Norwegian, Edward Grieg & Russian Mussorsky followed.
Energetic Gülsin Onay was on the piano for the well-known Grieg ‘La Minor, Op.16’.
At the ‘bis’ stage orchestra played ‘Happy Birthday’ melody, and to our surprise a well-known old man stood up at balcony with the claps of the audience. He was İhsan Doğramacı, the founder of Bilkent University.
So the secret of the crowd resolved by this grand happy birthday finale: Mr. Doğramacı..:)